USİKAD'dan 2025 toplantısı! İhracatçı kadın girişimcilere yeşil pasaport kolaylığı çağrısı yaptılar! Türkiye ihracatının yüzde 20'si kadınların elinde

Uluslararası Sanayici İş Kadınları Derneği (USİKAD), 2025 yılı tanıtım toplantısı gerçekleştirildi... Toplantıya USİKAD Başkanı Müge Öz ile yönetim kurulu üyeleri katıldı... Toplantıda konuşan Öz, İhracatçı kadın girişimcilere yeşil pasaport kolaylığı çağrısı yaparak, " Türkiye ihracatının yüzde 20'si kadınların elinde. O yüzden bu yeşil pasaport olayı çok önemli" ifadelerini kullandı.

Uluslararası Sanayici İş Kadınları Derneği (USİKAD), kadınların iş dünyasındaki yerini güçlendirmek ve sanayi ve ticarette daha etkin roller üstlenmelerini sağlamak amacıyla önemli adımlar atmaya devam ediyor. Türkiye’nin yetenekli kadın insan gücünü öncelikli sektörlerde destekleyerek, bilgi, tecrübe ve eğitim olanaklarını artırma amacıyla 2023 yılında USİKAD’ı kurduklarını belirten USİKAD Başkanı Müge Öz, misyonlarını da 'kadın liderlerin sayısını, etkisini ve itibarını artırırken, aile kurumunun en küçük yapıtaşı olan bireylerin sosyal, ekonomik ve çevresel bilincinin geliştirilmesine katkıda bulunmak' olarak belirlediklerini ifade etti. Öz, kadının ailedeki gücü ile iş dünyasındaki başarısını bütünleştirerek, toplumda adil, eşit ve sürdürülebilir bir gelecek için sağlam temeller attıklarını vurguladı.

 USİKAD'ın kuruluş amacından bugüne kadar yaptıklarına, gelecek planlarından kadın girişimcilerin ekonomik büyümeye katkılarına kadar pek çok konuyu değerlendiren USİKAD Başkanı Müge Öz, sadece kadınların ön planda olmasını değil, kadın ve erkeğin eşit şekilde iş hayatında yer almasını savunduklarını belirtti. Öz, "Biz burada kadın ve erkeğin bir arada hareket ettiği ve hakların adaletli şekilde dağıtıldığı bir sistemin, aile bütünlüğünü koruyarak topluma daha büyük bir katkı sağlayacağına inanıyoruz" dedi.

"KADIN GİRİŞİMLERİNDE HEDEF SANİYEYE YÖNELMEK" 

Dünya genelinde kadınların iş gücüne katılım oranı yaklaşık yüzde 48 civarındayken, Türkiye'de bu oranın yüzde 34 seviyesinde olduğunu belirten Öz, bu oranın kadınların potansiyellerinin tam anlamıyla ortaya çıkabilmesi için desteklenmesi gereken kritik bir alanı işaret ettiğini kaydetti. Uluslararası araştırmaların kadınların yönetim kademelerinde yer almasının şirketlere getirdiği olumlu katkıları ortaya koyduğunu ifade eden Öz, şunları söyledi:

"Türkiye'de kadınların hizmet başta olmak üzere bazı sektörlerde çok yoğunlaştığını görüyoruz. Bizim diğer sektörlerde de farkımızı ortaya koymamız ve özellikle sanayiye yönelmemiz gerekiyor. Kadınlarımız her sektörde olduğu gibi sanayide de olmalı. Bazı alanlarda kooperatifsel çalışmalar yapan kadınları görüyoruz ve bu çabaların sanayileşme yoluna girmesini çok önemsediğimizi belirtmek istiyorum. Küçük de olsa ortaklık kültürünü işleterek küçük sanayilerin kurulması taraftarıyız. Sanayinin farklı farklı yönleri var. Örneğin mantı üreten bir kişinin önce bunun paketlemesini yapıp ardından sanayiye dönüştürmesi ve ihracatını yapabilmesi gelişim ve farkındalık açısından son derece önemli. Biz de bu yolda tüm kurumlarla iş birliği içerisinde üreten kadınlarımızın önünü açmak için her türlü çalışmayı yapacağız. Kadın girişimcilerin birbirleri ile dayanışmasını en üst seviyeye çıkaracak projeler açıklayacağız. Ticari diplomasiyi kullanarak önemli bir ihracat potansiyeli yaratmak istiyoruz."

 NİŞ PROJELER YOLDA 

USİKAD olarak geliştirdikleri projelerden de bahseden Öz, özellikle niş alanlardaki yatırımlara büyük önem verdiklerini kaydetti. Öz, "Örneğin ipek böcekçiliğinin yıllar içerisinde yok oluşuyla ilgili bir alarm var bu konuda uluslararası bir projeye başladık. Kadın girişimciler başta olmak üzere bu konularda üretim yapanları desteklemek istiyoruz. Niş alanlarda fark yaratarak 'Made in Türkiye' algısına destek olacağız. Yok olmaya yüz tutmuş milli değerlerimize ve yerli üretimimize uluslararası bir akreditasyon almaya ve bir girişimcilik ekosistemi oluşturmaya çalışıyoruz. İkinci projemiz ise kadın OSB projesi. Tamamen kadın girişimcilerden oluşan bir OSB kurmayı planlıyoruz. Burada ekonomik, sosyal, verimlilik ve çevresel koşullar tüm yanlarıyla gözetilerek kadının iş hayatındaki bütün süreci için planlama yapılacak. Kadının ailedeki, iş hayatındaki ve eş olarak yönetim kurulundaki rolleri de dahil bir ekosistem kurulması planlanıyor. İçerisinde OSB Akademisi, özel bir eğitim merkezi ve kuluçka merkezi olacak." dedi. Kendilerini birçok kadın derneğinden farklılaştıran en önemli unsurlardan birinin içerisinde ekonomik, sosyal ve yönetimsel alanda isim yapmış önemli kişilerden oluşan İstişare Kurulu olduğunu söyleyen Öz, kadın girişimciler için en doğru kararların İstişare Kurulu ile masaya yatırılarak alındığını vurguladı.

TEŞVİKLERDEN HABERDAR OLMALARI SAĞLANACAK 

Kadınların sanayi ve teknolojide daha fazla yer alabilmesi için özel desteklerin şart olduğunu belirten Müge Öz, şöyle devam etti:

“Kadın girişimciler sadece geleneksel alanlarda değil, sanayi, teknoloji ve tarım gibi alanlarda da şu anda aktif rol oynuyorlar. Son dönemde özellikle kadın girişimciliğe sanayide, tarımda ve teknolojide ciddi anlamda teşvikler, destekler ve hibeler var. Bizler işin içinde olduğumuz için bu teşvik ve destekleri biliyoruz ama birçok yerde kadın girişimcilerin bunlara ulaşamadığını görüyoruz. En önemli amaçlarımızdan birisi de tüm kadınların bu desteklerden haberdar edilmelerini sağlamak ve onlara yol göstermek. Alacağınız teşviklerin neler olduğunu bilmeniz gerekiyor. Danışman hocalarımız bize sürekli bu konuda bilgi aktarabiliyorlar ve biz de bu bilgiyi arkadaşlarımıza aktarmak istiyoruz."

YEŞİL PASAPORT ÇAĞRISI 

Kadınları ihracata teşvik etmek için ihracat yapan firmalara tanınan yeşil pasaport hakkının kadın girişimcilere ve ihracatçılara daha kolay sağlanması gerektiğini vurgulayan Müge Öz,

"İhracata ilk kez girmiş bir kadın girişimciye, belirli rakamların üstüne çıktıktan sonra yeşil pasaportta kolaylık sağlanması için talepte bulunacağız. Bir ödüllendirme mekanizması ortaya koymamız gerekiyor. Sadece yeşil pasaport değil, girişimci kadınlara destek olmak ve önünü açmak için ayrıcalıklar tanınmalı ve öncelik verilmeli. Mesela bir şirkete yeşil pasaport konusunda kolaylık sağlanıyorsa burada en önemli kriterlerden bir tanesi kadın istihdamı olmalı. Kadın girişimci bir yerlerde bir şeyler yapmaya çalışıyor, ihracat yapmaya çalışıyor, şartlarını farklı şekilde zorluyorsa bu kadına kolaylık sağlanmalı. Kadın ihracatçıların yeşil pasaporta daha kolay erişimini sağlamak için Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) ihracat rakamlarının farklı bir gözle tekrar gözden geçirilmesi lazım. Kadın girişimcilerin fuarlara katılımı desteklenmeli, teşvikler verilmeli. Bir şirkete kolaylık sağlanıyorsa bunlardan ilk en önemli kriterlerden bir tanesi kadın istihdamı olmalı. Kadın girişimci bir yerlerde bir şeyler yapmaya çalışıyor, ihracat yapmaya çalışıyor şartlarını farklı şekilde zorluyorsa bu kadına finansal başta olmak üzere kolaylıklar sağlanmalı. Bu adım, kadın ihracatçıların küresel pazarlara erişimlerini kolaylaştıracak ve işlerini daha hızlı geliştirmelerine olanak tanıyacak." dedi.

HEDEF KADINLAR İÇİN CAM TAVANLARI KIRMAK 

USİKAD olarak kadın girişimciliği konusunda birçok sivil toplum kuruluşunun en önemli partnerleri olduklarını ve tüm kurumlarla irtibatta olduklarını dile getiren Öz, "USİKAD'da girişimci kadınlarımıza umut olmayı, yaptığı işte daha istekli olması için yol göstermeyi ve işlerini kolaylaştırmak için her alanda destek olmayı amaçlıyoruz. Kadınların kendi cam tavanlarını kırmasına yardım etmek en temel görevlerimizden biri." dedi.

Türkiye ekonomisinin en önemli sorunlarından birisinin markalaşma olduğuna işaret eden Öz, markalaşmanın aynı zamanda 'Made in Türkiye' algısını büyüten en önemli unsur olduğunu kaydetti. USİKAD olarak marka kimliği oluşturmak, markayı sürdürülebilir kılmak ve güçlü marka olma yolunda her türlü uluslararası pazarlama, tedarik zinciri, iş modelleri ve iş geliştirme gibi çok fazla sayıda eğitim verdiklerini vurgulayan Öz, "Aslında arkadaşlarımızın birçoğu zaten ihracat yapıyor ve çalıştıkları ülkeler var. Buralardaki etkinliğimizi artırmak için temsilcilikler oluşturma düzeyinde çalışmalarımızı başlattık. Hedef pazarlarımızda kuracağımız temsilcilikler, şubeler ve alacağımız uluslararası akreditasyonlarla ihracata önemli katkılar sağlamayı hedefliyoruz. Son dönemde medyanın etkisi ve dijital pazarlamanın gelişmesiyle birçok arkadaşımız kendi sektörlerinde veya farklı sektörlerde ikinci işlerini kurmaya başladılar. İhracata ne kadar yatkın bir yapıları olursa o kadar kazanacaklarının farkındalar." dedi.

 Made in Türkiye'nin aslında bir yeniden konumlandırma stratejisi olduğuna işaret eden Öz, "Bu yeniden konumlandırmanın içerisinde Türkiye ve Türkiye imajının güçlendirilmesiyle ilgili büyük bir çalışma başlatıldı. Buradaki konu sadece çağrışımdan ve isim değişikliğinden ibaret değil, felsefe olarak konuya bakışın ve tarzın değişiminden bahsediyor. Ticaret hayatı değişiyor, ticarete bakış değişiyor, daha iyi kalpli, daha sürdürülebilir, daha sosyal, ekonomik, verimli, geleceği de düşünen, aileyi de düşünen, aslında tüm dünyayı düşünen bir ticaret algısı oluşuyor. Dolayısıyla Made in Türkiye kadın ihracatçıların, kadın girişimcilerin elinde tam da anlatmak istediği hikâyeyi buluyor." ifadelerini kullandı.

"YENİ DÜNYA DÜZENİNDE OLMAK İSTİYORUZ"

Kadın girişimcilerin önünü açmak, kariyerlerini ilerletmek, eğitimden sağlığa, iş hayatında bürokrasiye, spordan ticarete, kadınlarımızın her alanda aktif olarak rol oynaması için bakanlıklarla çalıştıklarını ve gelecek dönemde de aktif bir şekilde çalışacaklarını söyleyen USİKAD Başkanı Müge Öz 2002'de kadınlarda girişimcilik oranı yüzde 4 seviyelerinde iken, 2023'te bu oranın yüzde 17,4’e yükseldiğine dikkat çekti. Öz, "Kadınların biraz daha özgüveninin artmış olduğunu ve sistemin içerisinde iş yapabilme yetilerinin güçlendiğini görüyoruz. Kamu otoritesi de bu konuda çok ciddi destekler veriyor ve yollarını açmaya çalışıyor. Bu durum kadınlara biraz daha özgüven aşılıyor. O açıdan da haliyle kadınlar yeni dünya düzeninde daha fazla rol almak istiyor." diye konuştu.

Hem mentörlük hem de gençlere destek anlamında Genç USİKAD'ı a hayata geçirdiklerini anlatan Öz, "Türkiye’de maalesef asırlık şirketlerin sayısı çok az. Kuruculardan sonraki nesiller aile miraslarını büyütme ve koruma anlamında çeşitli sebeplerle başarısız olabiliyor. Biz de yaptığımız çalışmaların içerisine şimdiden gençlerimizi alalım, iş yapış şekilleri ve verimlilik konularında onlara rol model olalım dedik. Yeni jenerasyonların aile şirketlerinde bayrağı devralıp daha da ileriye taşıyabilmeleri için yol gösterici olmak istiyoruz. Genç arkadaşlarımızın gelecekte birer lider, birer CEO ve yönetim kurulu başkanı olması için farklı çalışmalar yapıyoruz ve kendi şirketlerinin sürdürebilir olması için onlara destek veriyoruz." dedi.

Sonraki Haber